Biography

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DEVLET KONSERVATUVARI MÜZİKOLOJİ BÖLÜMÜNDE ÖĞRETİM ÜYESİ & TÜRK BAYAN KANUN SANATÇISI

1989 yılında Kanun enstrumanıyla tanıştı. Kanun eğitimini sırasıyla;

-Lisans eğitimi döneminde Öğr.Gör.Osman Kürşad Çakır ‘dan (Selçuk Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü-Konya 1989-1993)

-Yüksek lisans eğitimi döneminde klasik kanun uslubunda duayen Prof.Erol Deran ‘dan (İstanbul Teknik Üniversitesi  Türk Müziği Devlet Konservatuvarı-İstanbul 1993-1994)

-Doktora eğitimi döneminde ise Prof.Ruhi Ayangil’den aldı (Gazi Üniversitesi Müzk Eğitimi Bölümü 1996-1997)

1990 yılından itibaren yurt içi (Konya, Ankara, İstanbul, Kayseri vs) ve yurtdışında (İngiltere, İtalya, Cezayir, Bahreyn vs) kanunla resitaller verdi.

2014 yılından beri, eski bir kuruluş olan (Darülelhandan beri 1926) Şef Gönül Paçacı’nın yönettiği İstanbul Üniversitesi  “Türk Müziği İca Heyeti”nde kanun icra/eşlik etmeye başladı.

Pek çok enstrumantal müzik albümlerinde kanun çaldı. (Cinuçen Tanrıkorur Saz eserleri, Tutku, Klasik Türk Müziği Saz eserleri,  Alaeddin Yavaşça Saz Eserleri)

Çeşitli yerlerde düzenlenen Kanun Festivallerinde (İstanbul ,Ankara, Cezayir) Konferans, konser ve (master class) kanun dersleri verdi

Başlangıç düzeyine yönelik “Kanun Öğretimin Giriş” adlı Kanun Metodu , Ayrıca “Türk Müziği Nazariyat ve Solfeji” üzerine 4 ciltlik dvd görüntülü kitapları mevcuttur.

Sadeliğin herzaman saf, temiz, yalın ve derin bir anlam taşıdığını düşünen Somakcı, Kanunla icrasında da klasik uslubu daha çok benimsemiş, gelişen çağa ayak uydurmak için de modern uslubdan uzak durmamak gerektiğini savunmuştur.  Ayrıca klasik uslubun, enstrümanı ve müziğin özelliklerini göstermede önemli  rol oynadığını, moden usluba geçişte de temel teşkil ettiğini düşünmektedir.

Kanun enstrümanını tüm dünyaya yaymak ve sevdirmek hedeflerinin başında gelmektedir.

 

Kanun

Kanun perdeli, mızraplı, çok telli zither gurubunda yer alan Geleneksel Türk Müziğinin, en temel vazgeçilmez çalgılarından biridir. Ülkemizde kanun, 10 yy da yaşamış Farabi döneminden itibaren kullanılmaya başlanmış gerek Osmanlı döneminde gerekse Cumhuriyet döneminde solo ve topluluk icralarında yaygın olarak kullanılmıştır. Geniş kitlelere hitap edebilen bu enstrüman, Geleneksel Türk Müziğinin yanısıra, Halk Müziği ve Batı Müziği gibi Çok sesli müzik türlerinde hem solo hem de eşlik sazı olarak kullanılmaktadır.